• HOME
  • CORPORATE
  • SERVICES
  • REFERENCES
  • CONTACT
  • HOME (current)
  • HOME (current)
  • CORPORATE (current)
  • SERVICES (current)
  • REFERENCES (current)
  • CONTACT (current)
Kurumsal
HOMEPAGE   >>   CORPORATE   >>   PRESS
HABER VİDEO YAZI

Yerel Yönetimler Ötekileştirmeden Çalışmalı

14.02.2014

Yerel yönetimlerin, herkesi ortak paydada buluşturması ve bütünlük içersinde bulunduğu bölgeyi geliştirerek kalkındırması gerekir. Bunun yanı sıra yerel yönetimlerde katılımcılık, yenilikçilik, tarafsızlık, şeffaflık, güvenilirlik, çözüm odaklılık, verimlilik, sürdürülebilirlik, bilimsellik, çevreye ve kültürel değerlere duyarlılık, toplumsal sorumluluk, etkinlik, erişilebilirlik, bütüncül yaklaşım gibi değer ilkeleri olmazsa olmaz özelliklerdir. Yerel yönetimlerin; tüm bu hakları bütün bireylere cinsiyet, yaş, köken, inanç, sosyal, ekonomik ve politik ayrım gözetmeden, fiziksel veya zihinsel özürlerine bakılmadan; eşit olarak sunulmasını sağlamak yönetim anlayışının olmazsa olmazı konumunda olması gerekir. Yerel yönetimlerin demokrat, liberal, muhafazakar, milliyetçi ya da her ne olursa olsun ötekileştirmeden, ayrıştırmadan; mevcut bölgenin ortak çıkarları doğrultusunda hep birlikte bu amaca hizmet etmesi gerekir. Tabir-i caizse yerel yönetimlerde görev alacak kişiler bu doğrultuda da çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmamalı; öksüze yetime aile, fukaraya yardım eli olmalıdır.

Yönetim anlayışı ile projelerin temelinde, görev alınacak bölgedeki ailelerin ve bireylerin mutluluğunun planda tutulmalı ve projeler bölge halkının ihtiyaçları doğrultusunda ortak aklın ürettiği çözümler doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Kaymakamlık ve belediye birimlerini bütünlük içersinde ele alarak, insani ve mali kaynak kaybı yaşanmaması için, tedbirleri dikkatle göz önünde bulundurulmalıdır.  Böylelikle yerel yönetimde hukuki açıdan olduğu kadar, uygulama açısından da bir bütünlük sağlanmış olur.

Yerel yönetimde, kentsel dönüşüm ve yenileme, daha sağlıklı ve güvenli mekânların inşası için imkâna dönüştürülmelidir.  Bölge halkının sıcak yuva ve daha iyi bir gelecek kurma hayalleri hırs içerisindeki simsarlara bırakmamalıdır. Herkes için şehir anlayışını, herkesin kazandığı bir kentsel dönüşüm uygulamasını bölgede gerçekleştirmek gerekir. Yerinde dönüşüm anlayışı ile kent hafızasına ve komşuluk ilişkilerine değer veren bir dönüşümü, bölgenin her köşesinde adil ve sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirilmelidir.

Yerel yöneticiler insanlara sadece barınacakları mekânlar değil yaşanabilecek alanlar sunmalıdırlar. İnsanları ötekileştirmeden, ayrıştırmadan, birleştiren mekânlar sunmak amaç edinilmelidir. İnsanları artık azap şehirlerinden merhametli şehirlere doğru taşımak gerektiği gerçeğini unutmamaları gerekir. Kısacası bölge halkına deprem için güvenli konut noktasında huzur ve sağlık içinde yaşayacakları mekânlar üretmek için çalışmaları gerekir diyebiliriz.

Yerel yönetimlerin hizmet ettiği bölgede toplum tabanlı afete hazırlık projesi üretmesi gerekir. Bu kapsam da bölge halkının afetlere hazır olması, mevcut bölgenin tam olarak afetlere hazır duruma gelmesiyle doğru orantılıdır. Bölgedeki çürük binalar deprem yıkmadan gerçekleştirilecek proje ve çalışmalar ışığında yeniden afetlere dayanıklı hale getirilmeli; bu kentsel dönüşüm veya güçlendirme konusunda yerel yönetimlerin en büyük paydası da bölge halkı olmalıdır. Öte yandan önemli hususlardan bir tanesi de bölge halkına afetten sonra nerede yardım edilebileceği ve barındırılacağının önceden bilinmesidir. Afet (deprem, yangın, trafik kazası, sel ve su baskını, göçük, vb.) öncesi, anı ve sonrası aktivitelerin müdahale, iyileştirme, yeniden yapılanma, zarar azaltma ve hazırlık safhalarını yönetmek için önceden planlamaların yapılması gerekir.

Yerel yönetimler bulundukları bölgede spora yapacağı katkılarla sadece ekonomik değil spor alanında da kalkınmayı hedeflediğini göstermelidir. Spor tesisleri konusunda kapalı spor salonları ve sosyal donatı alanları içersindeki spor tesislerini çoğaltmak ve bölge insanının, sağlıklı bir yaşam sürebilmesi için spor yapabilmesini sağlamalıdır. Bölgedeki tüm branşlardaki amatör ve profesyonel spor kulüplerinin desteklenmesi ve gençlerin spora yönlendirilerek sporcu yetiştirmek hedeflenmelidir. İlçe milli eğitim müdürlükleri ile yapılacak anlaşmalar ışığında, okulların hafta sonları kullanılmayan spor salonları halka açılarak; gerçekleştirilecek protokollerle her mahallede spor yapılacak mekanlar oluşturulabilir. Çocuklar yeterince yeşil alan ya da oyun alanları olmadığı için maalesef evlere hapis oluyor. Bu durum içersinde olmamız çocuklarımız adına üzüntü verici bir durumken; geçmişte buna sebebiyet veren tüm yerel yönetimler adına bu bir handikaptır. Yönetilen bölgelerde kişi başına düşen yeşil alanları artırmak, bölge halkının nefes alabileceği ve çocuklarımızın keşif özelliklerini geliştireceği sosyal donatı alanlarına ihtiyacımız var. Çocuklarımızın okullarına güvenli gitmeleri, sağlıklı ve huzurlu bir ortamda eğitim almaları için yerel yönetimlerin görevli oldukları bölgelerdeki okul yönetimleri ile koordineli bir şekildeçalışması gerekir. Geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlıklı bir beden, açık bir zihne sahip olması için gereken mekânlar halkın da görüşleri alınarak inşa edilmelidir.

Kadınlarımız toplumu oluşturan bir bütünün yarısını teşkil etmektedir. Buna bağlı olarak da toplumun yarısını bastırmak, ezmek ya da dışlamak bütünlüğe verilecek en büyük zararlardan birisidir. Kadınları kişisizleştirerek evlere hapsetmek de kadına şiddetin farklı bir uygulanış yöntemidir. Eğitimden yoksun bırakılan kadınlarımızın eve mahkum edildiği, ekonomik faaliyetlerinin yasal ve geleneksel birçok engelle kısıtlandığı, çalışma yaşamında birçok haksızlık ve ayrımcılıkla karşılaştığı bir dünyayı ve bölgeyi hiç kimse istemez. Bu bağlamda yerel yönetimler şiddete uğrayan kadınlar için başvuru ve kadın sığınma evlerinin sayısı artırarak; ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ile yasal yardımların yapılması için gerekli mekanizmayı kurmalıdır. Kadınlarımızın kent konseylerinde daha fazla söz sahibi olabilmeleri için gereken hassasiyeti ve samimiyet gösterilmelidir. Ayrım yapmaksızın STK’larla ortak çalışmalar yapılarak, kadınların sosyal hayata adaptasyonu ve aynı zamanda bölge için üretilecek yararlı projelerde bizzat yer almaları konusunda azami önem gösterilmelidir. Kadın ve aile sağlık merkezlerinin sayısı hızla artırılarak kadınsal hastalıkların teşhisi, tetkiki ve tedavisi konusunda yardımcı olacak ve hamile kadınlarımızın hamilelik sürecinde kendilerinin ve çocuklarının sağlığını sürekli kontrol altında tutabilmeleri için bu uygulama doğrultusunda sürecin sorunsuz geçmesi sağlanmalıdır. Hizmete açılacak belediye kreşleri sayesinde çalışan annelerin yükü hafifletilip çocukların da gelişim sürecinde eksiklik kalmaması için katkıda bulunulabilir.

Yönetilen bölgede toplu taşıma araçları ya da özel araç kullananlar, yayalar ve bisikletliler gibi tüm yol kullanıcıları arasında, birbirinin hareket kabiliyetini ve dolaşım özgürlüğünü kısıtlamayan uyumlu bir ulaşım düzeninin sağlanması ulaşımla ilgili en önemli hamledir. Bölgede bulunan raylı sistem hatlarına ait istasyonların giriş çıkışlarına taşınacak yolcu miktarı trafiğin rahatlamasına önemli derecede yardımcı olabilir. Raylı sistemlerde ise hem tren hem de metro hattı ile minibüs ve otobüs hatlarının entegre edilmesi de önemli konulardan birisidir. Raylı sistemlere ait istasyonlara otoparklar yapılarak hem trafik sorunu azaltılabilir hem de vatandaşların trafikten kurtularak toplu taşıma araçları sayesinde zaman kaybını azaltmak hedeflenebilir. Özellikle büyük şehirlerde ve nüfusun yoğun olduğu bölgelerde kavşak düzenlemeleri ve yer altı otoparkları sayesinde hem trafiği hem de yolları rahatlatmak büyük önem taşımaktadır. Kurulabilecek ring hatları sayesinde ulaşımdaki koordinasyon en iyi şekilde sağlanmalıdır.

Geleceğimiz olan gençlerimize bilgi aktardığımız kadar, gelecekleri için de umut vermeli; diploma sahibi oldukları gibi meslek sahibi olabilmeleri için de yardımcı olmalıyız. Yerel yönetimler de onların kendilerini ve çevrelerini fark ederek; sorumlu, bilgili, vicdan sahibi insanlar olmaları için çalışmalar yapması gerekmektedir. Bilimsel, sanatsal, kültürel ve sportif yeteneklerini keşfederek, ellerini, zihinlerini ve gönüllerini kullanarak mutlu ve anlamlı bir yaşam sürebilmesi için gerekli mekânları oluşturmak yerel yönetimlerin en önemli görevlerindendir. Bu konu ışığında yerel yönetimler, bölgede bulunan üniversiteler, işyerleri ve STK’larla iş birliği yaparak yaşam boyu eğitim merkezleri oluşturabilirler. Bölgede yaşayan gençlere iş edindirdikten sonra bu iş alanlarında daha iyi olabilmeleri için gerekli imkânları oluşturmak yerel yönetimlerin önemli görevlerinden biri olduğu kadar, aşlarına sahip çıkarak huzurlu ve sıcak bir yuva kurmalarına da yardım etmeleri de aynı derecede önemlidir.

Bölge gençlerine fırsat eşitliğiyle beraber, iş yapabilme yeteneklerini hızlandıracak açılımları kazandırma konusunda yerel yönetimler üzerine düşen görevi gerçekleştirmelidir. Yönetilen bölgenin gençleri, hem meslek edindirme kurslarıyla hem sosyal etkinliklerle hayatın içine katılmalıdır. Yöneticiler gençlerimizle birlikte hayatı paylaşacağımız yeşil ve tematik mekânsal tasarımları mahalle ölçeğinde hayata geçirmelidir. Burada yaşlıları da unutmamalıyız.

Şehirler insanları ile vardır. İnsanımıza aş, iş ve konut üreterek yuvalarımızı huzurlu mekânlara çevirmeliyiz. Bir şehir, insanı geleceğe umutla bakıyorsa varlığını sürdürür ve geleceğini inşa eder. Her bölgede yaşayan çocuklar, yaşlılar ve engelliler için şehrin her yanı erişilebilir kılınmalıdır. Dünü bugünü ve geleceği mekânlarda harmanlayarak hürmet, saygı ve sevgi içerisinde birbirimizi önemseyen ve değer veren şehircilik anlayışı bölgelerde yaşatılmalıdır. Günümüzde yeni inşa edilen binalar asansörlü fakat eski binalarda bu tür imkanlar genellikle yok. Yerel yönetimlerin kentsel dönüşümle birlikte bölge halkının binasında, sokağında, parkında; yaşlısı, engellisi ve çocuğu ile rahat hareket etmesini sağlamalıdır. Mekanlar herkes için erişilebilir ve kimseyi günlük hayattan kopartmayacak yapıda olmalıdır.

Çevre konusunda yerel yönetimlerin en önemli hedeflerinden birisi hava, gürültü, su ve toprak kirliliği olmayan, doğası ve doğal kaynakları korunan bir bölge oluşturmak olmalıdır. Bu konuda yerel yönetimlere en büyük kolaylığı sağlayacak olan şey çevre duyarlılığının yeni kuşaklarda oluşmasıdır. Bölgeyi anlamlı ve yaşanabilir kılan ortak mekânlar ile çevre koruyup geliştirilmelidir. Yeniden inşanın yanı sıra yıkılanı da yeniden ve en güzel şekilde düzenlemek yerel yönetimlerin öncelikli görevleri arasındadır. İnsanlar daha sağlıklı, huzurlu ve güvenli ortamlarda yaşayarak bir dünya vatandaşı olduğunu bölgelerde hissetmelidir.

Var olması gereken proje ve hizmet anlayışı; müzakere ve uzlaşma kültürü ile insanların var olan birikimini ve istemlerini yönetim süreçlerine katacak yönetişim anlayışı büyük önem taşımaktadır. Kavgayı ve çatışmayı değil barışı ve uzlaşmayı esas alan bir anlayışla, katılımcı demokrasi ve insanı merkeze alan yaklaşımı yönetimin bütün süreçlerinde gerçekleştirmek gerekir. Ayrıca yol kenarlarına çocuk parkı yapılmamalı, mevcutlarında da kurşunlu boya kullanılmasına müsaade edilmemelidir. Reklam tabelalarının ve trafik işaretlerinin düzenlenmesine dair belediyeler plan hazırlamalıdır. Reklam panoları, trafik işaretleri elden geçirilip insani boyutta, şık ve bölgenin tarihi dokusuna uygun olmasına itina edilmelidir. Elektromanyetik kirlilik önlenmeli, sadece gürültüyle değil ışık kirliliğine de izin verilmemelidir. Çevre yönetimi sistemlerinin benimsenmesi (EMAS ve ECOLABEL ya da ISO 9001; ISO 14000, SA 8000 ve Gündem 21 projelerine katılım) sağlanmalıdır.

Sağlık konusuna gelirsek; hak ettiği şekilde sağlıklı bir yaşam sürmek tüm vatandaşların hakkıdır. Yerel yönetimler sorumluluğundaki tüm sağlık hizmetlerinin bölge halkına en yüksek kalitede sunulması sağlık politikalarının temelini oluşturmalıdır. Bunun yanı sıra yerel yönetim birimleri gıda maddeleri satan esnafa sağlık bilgilendirme seminerleri verilmesi, ulusal ve uluslararası işbirlikleri ile sağlığı tehdit eden tüm olumsuzlukların giderilmesi yönünde uygulamalar gerçekleştirmelidir. Restoran, kafe gibi yerlerin işletmelerine ve çalışanlarına hijyen eğitimi verilerek uygulamaların sıkı bir şekilde takipçisi ve denetçisi olunmalıdır. Fastfood türü beslenme alışkanlığı ile mücadele için “yavaş yemek” kavramı çerçevesinde okullarda beslenme eğitimine ağırlık verilebilir. Çocuk parklarından kesinlikle plastik ve beton zemin kaldırılıp kum ve toprak karışımı zemin kullanılmalıdır. Hele sıcaklarda güneşin yakıcı etkisi ile parkın zeminindeki kanserojen kaplamaların saldığı koku bile ürkütücü olduğu unutulmamalıdır. Tıbbi yardım merkezi mevcudiyeti değerlendirilerek artırılma yoluna gidilebilir. Örneğin belediye tesislerindeki bekleme alanlarına vatandaşın kullanması için tansiyon ölçme aletleri, vb. konulabilir.

Bölgesel sorunların tespiti ve çözümlerinde katkıda bulunabilmeleri için sivil toplum kuruluşları desteklenerek kapasitelerinin artırılması yerel yönetimler ve vatandaşların katılımcı bir yönetim oluşturabilmesi adına çok önemlidir. Çevre koruma, suçları önleme, eğitim ve daha birçok önemli konularda uzmanlaşmış bölgesel ya da ulusal STK’lardan katkı talep edilerek, proje üretilmesi noktasında onların da görüş ve önerilerini alarak sivil topluma cesaret verecek bir yaklaşım sergilenmelidir. Ayrıca STK’ların sosyal ve demokratik etkinliklerinin artırılması amacıyla geliştireceği projeleri ve çalışmaları da desteklemek yerel yönetimlerin öncelikli hedefleri arasında olmalıdır.

Güvenlik esasen emniyet güçlerinin sorumluluğunda olmakla beraber, yerel yönetimler olarak bu çalışmalara donanım desteği verilebilir. Emniyet ve asayişten sorumlu kamu birimleriyle ortaklaşa çalışılarak bölge halkının, suç oranı en düşük bölgede yaşaması amaçlanmalıdır. Ayrıca ortaklaşa kurulacak kameralı bölge izleme merkezi ile suç ve suçluların 24 saat takibine katkıda bulunmak ve bu tür olayların en kısa sürede çözüme ulaşması için yardımda bulunmak yerel yönetimlerin önemli görevlerinden birisi olabilir. Uyuşturucu karşıtı yerel politikanın oluşturulması ve uygulanması için çalışmalar gerçekleştirilip, suçların ve suç tekrarlarının önlenmesi için gerekli programları kullanarak bölge halkının huzur dolu bir kentte yaşaması sağlanabilir. Yerel güvenlik politikasının temel unsuru olarak mağdurların kollanması konusunda da çalışmalar gerçekleştirilebilir. Etkili bir kent güvenlik politikası ile emniyet güçleri ve yerel halkın yardımlaşması için yerel yönetimler üzerlerine düşen görevi gerçekleştirmelidir. Kentsel güvenlik (suç, şiddet ve yasa dışı olaylar),Genel düzenin sağlanması (kaçak ilan-reklamla mücadele, dilencilikle mücadele, etiket denetimleri, terminal denetimleri, seyyar satıcılılarla mücadele, zabıtai çalışmalar, vs.),vb. gibi alt başlıklar dikkate alınarak gerekli çalışmalar yürütülmelidir.

Footer Logo

Ekşioğlu Mimarlık Mühendislik İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.
Copyright © 2018 EMA Turkey All Rights Reserved

Cevizli Mh. Hızır Reis Sk. Dragos Park Plaza
No:10 D:25-26 Maltepe - İSTANBUL - Turkey

Social Media

  • HOME
  • CORPORATE
  • SERVICES
  • REFERENCES
  • CONTACT